Neden Görüşemiyoruz

Neden Görüşemiyoruz?

Blogumu takip eden arkadaşlar 1 ayı aşkın süredir yazmadığımı farketmiştir. Bu hafta içerisinde yeni konularla birlikte dönmeyi planlıyorum. Dönüşün öncesinde de kısa bir açıklama yazısı yayınlamak istedim. Son dönemde yaşadıklarımdan kısaca bahsederek hem biraz rahatlamayı hem de takipçilerimin kafasındaki soru işaretlerini gidermeyi umuyorum.

Son birkaç aydır, özellikle Ekim 2014’ün sonlarından beri pek iyi değilim. O sıralar iş hayatında yaşadığım problemler özel hayatımı da etkiledi. Daha az insanla görüşmeye, asosyal olmaya başladım. Belki de öncesinden başlamıştı bu durum ama Ekim 2014 sonu itibariyle daha hissedilir olmaya başladı. Ocak 2015 itibariyle doruk noktasına ulaştı. Ocak ortalarına kadar da bir şekilde idare ettim işlerimi yürütmeye, hayatımı normal bir şekilde devam ettirmeye çalıştım. Ama Ocak ayının ortalarında olabileceğini düşündüğüm en kötü durumdaydım sanırım. Gerçi mutlaka her durumun daha kötüsü vardır ama demek istediğimi anladınız işte.

O zamandan beri de bloguma yazmayı bıraktım. Sosyal medya hesaplarımda paylaşım yapmayı kestim. Arkadaşlarımla neredeyse hiç görüşmedim. Evden dışarı çok fazla çıkmadım(Bu biraz kilo almama sebep oldu). Anlayacağınız üzere bildiğiniz bütün depresif davranışların hemen hepsini sergiledim. Durumun düzeleceğine dair de pek umudum olmadı açıkçası. Kendimle birlikte onlara karşı sorumlu olduğumu hissettiğim insanları düşündüm sürekli. Uyku düzenim tamamen bozuldu. Vücudum uykusuzluğa dayanamaz hale gelene kadar yatağa geçip uyuyamadım. Ama bunların birçoğundan etrafımdakilerin haberi dahi olmadı. Çünkü “çok çalıştığım için geç uyuyordum”, “yorgun olduğum için suratım asıktı” ve “sürekli meşgul olduğum için onlarla görüşemiyordum”. İnsanların bildikleri tırnak içindeki o cümlelerden ibaretti. Çünkü mükemmeliyetçi bir kişiliğe sahibim ve “kendi problemlerimi kendim çözmeliyim” diye düşünürüm hep. Dışarıdan gelen yardım çağrılarını çoğunlukla görmezden gelirim.

Hep kötü şeylerden bahsettim, şimdi gelelim iyi şeylere. Şubat ayının başlarında durumumda iyileşmeler olmaya başladı. Arkadaşlarımla beraber iş akışını düzene soktuk. Çalışma saatlerimi biraz daha düzenli hale getirdim. Yapılacaklar listesi için bir uygulama kullanmaya başladım ve hayatımda azar azar bir düzen oluşturmaya başladım. Yemeklerime biraz daha dikkat etmeye başladım. Pata Bilişim olarak ofisimizi taşıdık. Artık biraz daha içim rahat uyuyabiliyorum diyebilirim. Ama halen yerine oturmayan şeyler var. Yeterince sosyal hale gelmedim henüz. Evden çıkmamaya devam edeceğim bir süre daha sanırım. Çünkü halen dışarda ilgimi çeken çok fazla şey yok. Biraz daha kendime vakit ayırıp hobilerime vakit ayırırsam kalan olumsuz şeyleri de atlatırım diye düşünüyorum.

Yazımın başında kısa olacağını söylemiştim ama dönüp baktığında çok da kısa yazmadığımı farkettim. Bunun için özür dilerim. Hayatımdaki iyileşmelerin bu hızla gitmesini umuyor ve kısa zamanda faydalı yazılarla blogumu tekrar canlandırmayı düşünüyorum. Başka bir blog yazısında görüşmek üzere, kendinize iyi bakın..

E-posta listesine abone olarak yeni yazılarımdan anında haberdar olabilirsiniz.

Ahmet İşcan

Php Developer..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir